YAPAY ZEKA ,makine öğrenmesi ve çocukların öğrenmesi arasındaki benzerlikler AVANTAJ MI?

Yapay zeka ile çocukların bilgiyi edinme yolları dikkat çekici düzeyde benzerlikler göstermektedir.

Kongo da yaşayan avcı_toplayıcı  topluluklarda çocuklara  genellikle doğrudan direktif  vermiyorlar.

Bunun yerine bir gerekçe ile öğrenme fırsatı oluşturup gerekli malzemeleri verip müdahele etmeksizin izliyorlar. Çocukta aldığı geri bildirimlere göre yeniden davranışını  düzenliyor. Tıpkı  Makine  Öğrenmesinde olduğu gibi.

DeepMind’ın AlphaGo programı, antik bir masa oyunu olan Go’da insan rakibini yendiğinde bu program, yapay zeka alanında büyük bir sıçrama yaratmıştı.

AlphaGo önceden yazılmış bir dizi talimat aracılığıyla  değil de pratikler  ve geri bildirimler yoluyla eğitilmişti.

 Bu durum, yeni nesil makine öğrenme teknolojileri ve resmî bir eğitim almayan çocukların yetenek edinme şekilleri arasında çarpıcı benzerlikler olduğunu ortaya çıkardı.

Yapay zeka çalışmalarının amacı biz insanlar gibi öğrenebilen kavrayabilen genel bir yapay zeka meydana getirmek olup  denetimsiz öğrenme sırasında makinelerin  veriyi, önceden belirlenmiş bir hedef veya net bir yönlendirme olmadan inceleyerek öğrenmesini sağlamaktır.

Bu öğrenme şekli, avcı-toplayıcı çocukların çoğu beceriyi edinme şekliyle paralel.

Kongo Havzası’nda yaşayan Bayaka Pigmelerinin bir alt grubu olan Mbendejele avcı-toplayıcılarının çocukları ise bebek bakma,bıçak kullanma,yabani bitki yetiştirme gibi temel özellikleri 3 yaşına kadar öğrenmektedirler.

Çevrelerini özgürce keşfederek ,taklit ederek öğreniyorlar.

Öğretilerek öğrenme, kesin söylemek gerekirse %6’sını oluşturuyor.

Taklit ederek öğrenme konusunda geliştirdiğimiz büyük kapasite, bize bilgiyi büyük bir doğrulukla aktarmamızı sağlıyor.

Bana kalırsa bu programların çalışma şekli, kendi kendine oynayarak pekiştirme yoluyla öğrenmek, nasıl meraklı öğrenciler yetiştireceğimiz hakkında bize ilham vermeli.

Olabildiğince keşfetmelerine izin vermeli ve ihtiyaçları olduğunda geri bildirim sağlamalıyız.

Çocuklar kendilerine bakanları taklit ederler.

Çocuklar için, dünyayı kendi başlarına keşfedebilecekleri ve başkalarını

gözlemleyerek öğrenebilecekleri bir çevre yaratabilmeliyiz.

Yaşlıların ve çocukların etkileşime geçebildiği bir topluluk alanı,

 yaşlıların sağlığına faydalı olabildiği gibi çocuklara da daha çok öğrenme fırsatı

sağlar.

Tabii ki öğretim, matematik gibi karmaşık konuları öğrenmek için gerekli ama eğitim sistemlerimiz pratik yapmak için yeterli alana sahip değil.

 Tıp fakültesi  öğrencisiyken saatlerce biyoistatistik dersi aldım ve hepsini unuttum.

 İstatistiğin neden ve nasıl kullanılacağını ancak araştırmam için gerektiğinde tam olarak öğrenebildim.

Gelecekte çocuklarımızı nasıl bir eğitim ve öğretim anlayışı bekliyor beyin

fırtınası yapmaya başlamalıyız.

İlham almak için, avcı-toplayıcı çocukluğunu ve yeni makine öğrenme

stratejilerini incelemekle başlayabiliriz.

Şahane bir Pazar günü diliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s